Chapter Seven: The Bridge
--- spoiler ---
.aslında bölümdeki olaylar, eğlenceli ve akıcıydı ama en mühim yerine herkesi çağırıp konuşma sahnesi efsane salakçaydı. vecna'yı yenebilmek için ne gerekiyor? tabii ki gay olduğunu açıklaması gerekiyor. hikayenin en kilit noktasına özenle bunu yerleştirmişler.
.sezonun en düşük puanlı bölümü, artık millet bu muhabbetten tiksiniyor ama adamlar yapmaktan bıkmadı. bu elemanın baştan beri böyle olduğu belliydi, zaten diğer kızla muhabbeti de öyle sürdü gitti. sanki lezbiyenlere kardeş gözüyle bakıyorlar, çok acayip saçmalık ya.
.her neyse bunun haricinde el'in kendini feda etmesi muhabbeti de saçma olacak. kardeşi olan tip bu hikaye böyle kısır döngüde peşimizi bırakmazlar o yüzden kendimizi feda etmeliyiz dedi, aslında mantıklı ve diğerleri gerçekten de bunu bırakmayacak ama ne bileyim işler böyle olmayacak ve kurtarmaya çalışacaklar, orası da çok belli yani.
.hazırlıklar ve planlar gayet iyiydi, devamlı bir ağlamalı sarılmalar ve max'in dönüşü de benzer şekildeydi ama nedense bu sefer duyguyu vermişler, kötü değildi. arada eğlenceli muhabbetler de oldu, hepsi iyi güzeldi ama işte gaylik olayı çok bozdu.
.holly'nin tam kaçacakken geri yakalanması çok abartıydı ama zaten o noktada nasıl kurtulacaktı? vecna iki dünyayı birleştirmek istiyormuş, ters dünya olayları sadece köprüymüş, onu anlattılar bolca, fena değil ama iki dünya ve evrenler meselesinde askerlerin hiçbir işe yaramaamsı ve bolca asker öldürmeleri de çok garip. anarşistler galiba.
.tüm dünyayı bu tipler kurtarıyor işte, hepsi birbirinden ikonik karakter yaratıp seksenler dizisi yapıp bir de ergenleri böyle büyüttüler.
--- spoiler ---